|
Geçtiğimiz Mart ayında el değiştiren Çağ Hastanesi, hem fiziki olarak hem de tıbbi donanım olarak adeta yeniden yaratılıyor. Ankara’nın en köklü özel hastanelerinden biri olan Çağ Hastanesi, geçtiğimiz Mart ayında el değiştirmesinin ardından yeniden yapılanma sürecine girdi. Çağ Hastanesi’nin Genel Müdürü ve Başhekimi Op. Dr. Gülçin TÜRKMEN SARIYILDIZ ile Çağ Hastanesi’ndeki değişimi konuştuk.
Önce kısaca kendinizden bahseder misiniz?
Doğma büyüme Ankara’lıyım. İlk orta ve lise öğrenimimi Ankara’da tamamladıktan sonra Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdim. Genel Cerrahi ihtisasımı Ankara Onkoloji Hastanesi’nde yaptıktan sonra 8 sene Sincan Devlet Hastanesi’nde Başhekim Yardımcısı olarak görev yaptım. Yaklaşık 5 aydır da Çağ Hastanesi’nde hem Genel Müdür hem de Mesul Müdür-Başhekim olarak görev yapmaktayım.
Çağ Hastanesi’nde yeniden bir yapılanma süreci gözlemleniyor. Bu yapılanmadan bahseder misiniz?
Mart sonu itibarıyla Çağ Hastanesi sahip değiştirdi. Şu anda Veni Vidi Holding’in bir kuruluşu olarak faaliyet gösteriyoruz. Kimler var bu holdingin içerisinde? Diyarbakır’da 3 tane hastane, Diyaliz Merkezi, Fizik Tedavi Merkezi, Görüntüleme Merkezi, Tıp Merkezleri, İstanbul’da bir Göz Hastanesi, Ankara’da Ada Hastanesi, Çağ Hastanesi, Çağ Tıp Merkezi ve Ankara Görüntüleme Merkezi.
Veni Vidi Holding hakkında da bilgi verir misiniz?
Holdingimizin Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Açıkgöz’dür. Kendisi Radyoloji uzmanıdır ve bir hizmet sevdalısıdır. Özellikle kendi bölgesinde senelerce yatırım yaparak büyümüş, daha sonra oradaki büyümesini önce İstanbul’a daha sonra Ankara’ya yansıtmıştır. Biz de kendisi ile birlikte Çağ Hastanesi yönetimini devraldık ve buralara geldik.
Hastanedeki yeniden yapılanma hakkında bilgi verir misiniz?
Hastaneyi ilk aldığımızda çok yoğun çalışmış, gereken onarımları ertelenmiş ve oldukça yıpranmış bir haldeydi. Biz hastaneyi önce mekansal olarak değiştirdik; klinik ve poliklinik zeminlerini, kapıları ve duvarları onardık. Tuvalet ve banyoları elden geçirdik. Hasta odalarının perdelerini; yatak, dolap ve etajer gibi iç donanımlarını değiştirdik. Şu anda hastanede eski hiç bir eşya kalmadı diyebiliriz.
Tıbbi donanım olarak ne gibi değişiklikler yapıldı?
Fiziki düzenlemelerden sonra tıbbi cihazları da değiştirdik. Her şeyden önce yoğun bakımımızı modernize ettik; anestezi cihazları ve yeni vantilatörler aldık ve bu yenileme faaliyetlerimiz de vam ediyor. Hemen hemen tüm tıbbi el aletlerini yeniliyoruz, yani. Bu arada görüntüleme için Çağ Tıp Merkezi’nde var olan tomografi cihazını en yeni modeli ile değiştirdik. Multislice 64 dediğimiz, sanal anjiyografi yapabilen bir cihaz kurduk. Yine holdingimizin ünitelerinden birisi olan Çağ Tıp Merkezi’ne miyokard infarktüsü (kalp krizi) riski var mı, bir nefes tutumu sürede bunu ortaya koyabilen bir cihaz getirdik. Diğer bir kuruluşumuz olan Ankara Görüntüleme Merkezi’ne 1,5 tesla MR cihazını getirdik. Burada zaten bir açık MR vardı. Bu yeni cihazla hem alternatifimiz hem de hizmet kalitemiz arttı. Açık ve kapalı MR çekimine uygun hastalarımıza hizmet verebilmemizi sağlayan iki çeşit MR’lı bir görüntüleme merkezimiz oldu, anlayacağınız.
Tıbbi kadroda bir değişiklik oldu mu?
Tıbbi kadromuzu da yeniledik. Ciddi bir yenidoğan ekibi kurduk. Önceden eksik olan branşları tamamladık. Şu anda 14 tıbbi branşta hizmet vermekteyiz. Başvuru yaptığımız ve Sağlık Bakanlığı’ndan onay verilmesini beklediğimiz ek bir branşımız daha var; Nöroloji branşımız daha önce kapalıydı, şimdi onu yeniden açıyoruz. Bu inşaat ve tadilat süresi içerisinde vermekte olduğumuz ayaktan sağlık hizmetini, hastalarımızdan muayene farkı almadan sürdürdük. Bunu niye mi yaptık? Bugüne kadar bu hastanedeki sağlık hizmetlerinin sadece hastaları yatırarak verildiği sanılıyormuş. Hatta, sadece cerrahi operasyon yapılan bir hastane olduğu sanılıyormuş. Hastanemizde poliklinik olduğunu dahi bilmiyorlarmış. Hâlbuki polikliniklerimiz de var. Hastanemizde ayaktan sağlık hizmeti de verildiğini halkımıza duyurmak ve bu arada inşaat süresince hiç olmazsa hizmeti sürdürebilmek için fark almama gibi bir uygulama yaptık.
YENİ ATILIMLAR
Bunların dışında ne gibi yenilikler düşünüyorsunuz?
Bunun dışında, Çağ Tıp Merkezi’nde Alman firması ile sözleşme imzalıyoruz. Bütün tetkiklerimizi akredite etmek amacıyla dünyaca ünlü bir laboratuvar firmasıyla ortak laboratuvarcılık hizmeti vermeye başladık. Yeni bir yapılanmayla birlikte çok ciddi, güvenilir ve hızlı bir laboratuvar hizmeti vereceğiz. Bildiğiniz gibi, Çağ Tıp Merkezi hastaneden ayrı bir merkez. Hastane laboratuvarından ayrı olarak Çağ Tıp Merkezi, yaklaşık 300 tane anlaşmalı kuruma hizmet veren komple bir merkez. Ankara içinden ve dışındaki tıbbi merkezlerden oraya test edilmek üzere hasta numuneleri geliyor ve orada uzman doktorların denetiminde değerlendiriliyor. Önümüzdeki 2 ay içinde burayı yeniden yapılandırıp akredite olacağız. Hastanemizin akreditasyon çalışmaları için de; inşaatımız bitirildi ve eksik malzemelerimiz de tamamlandı. Bundan sonra personel eğitimi, otelcilik hizmetlerinin idealleştirilmesi ve sonuçta akreditasyon çalışmaları başlayacak. Çağ Hastanesi yeni bir çağ açıyor diyeceğiz.
Kamu ve diğer özel hastaneler ile karşılaştırırsak, tıbbi müdahale anlamında nasıl bir konumdasınız, şu an?
Çok önemli bir soru sordunuz. Şu anda 24 saat hizmet veren ve mesai saatleri dışında da tüm acil kardiyolojik girişimleri yapabilen bir nöbetçi kardiyoloji ekibimiz var. Hastanemizde, kalp krizi geçirmekte olan, acil girişim gerektiren hastalara 24 saat üzerinden hizmet veriliyor. 112 ambulansları ile getirilen ve tıbbi destek gerektiren tüm acil kardiyolojik hastalar yatırılıyor. Hastanemizde 24 saat çocuk doktorumuz ve yenidoğan ekibimiz var. Kalp-Damar Cerrahisi uzmanları 24 saat hastanede nöbette hazır bulunuyorlar. Bunun dışında, 24 saat görev yapan donanımlı bir acil servisimiz ve deneyimli bir nöbetçi doktor grubumuz mevcut. Tüm branşlarda işinin ehli kadrolu profesörlerimiz, doçentlerimiz ve uzmanlarımız ve ayrıca konsültan hekimlerimiz var. Önümüzdeki dönemde daha kapsamlı bir çalışma yapmayı düşünüyoruz.
Herhalde toplam kalite anlamında önümüzdeki dönemde daha kapsamlı bir çalışma yapmayı düşünüyorsunuz?
Evet. Toplam kaliteyi artırmak için tabii ki kapsamlı bir çalışma yapacağız. Şu an itibarıyla deneyimli, kaliteli ve etik değerlere saygılı hekimlerle ve iyi niyetli, yetenekli insanlardan oluşan destek personeli ile çalışmaktayız. Çok iyi bir ekibi bir araya getirdiğimize inanıyoruz. Ekip olarak yeniden yapılandık, anlayacağınız sadece inşaat yapmadık. Ekip anlamında tıbbi kadromuzda değişiklikler oldu. Hastanemizde 25 full-time kadrolu hekim çalışmakta. Bunun dışında part-time çalışan hocalarımızla birlikte toplam 50 kişiyi bulan bir hekim kadomuz mevcut. Buna ek olarak, misafir hekimlerimiz, konsültasyon anlaşması ile gelip burada özel hastalarını ameliyat edenler var.
Tam gün yasası ile bu biraz değişir mi?
Değişmez; neden mi? Bu yasa ile, biliyorsunuz askeri hekimler için daha cazip bir çalışma ortamı oluşturulması sağlanmış olacak. Hastanemizde part- time çalışan çok sayıda askeri hekimimiz var. Bunun dışında, muayenehanesi bulunan üniversite hocaları da hastanemize gelip özel ameliyatlarını burada yapmayı sürdürüyorlar.
Sağlıkta Dönüşüm Programı konusunda düşünceleriniz neler, sizi nasıl etkiler?
Günümüzde Türkiye’de çok çalkantılı, sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Sağlıkta Dönüşüm Projesi, çok kesin ve net bir şekilde uygulanacak. Yani, bundan dönüş yok artık. Bu hükümet göreve devam ettiği müddetçe bunun geri dönüşünün olmayacağı ortada. Bu projede çok sıkıntılı bir tablo var. O da şu; Sağlık Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasında ciddi sıkıntılar var. Uygulamada kurmay yetkilerini kullanmıyorlar, birbirlerinden eksik bilgileri var ve bu da biz kurumları anne-baba kavgası arasında kalan çocuklar gibi bırakıyor. Özellikle Bakanlığın Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren “%30’un üzerinde fark alınmaması” yönündeki yaptırımı, yatırım yapan özel hastaneleri çok ciddi sıkıntılara soktu, özellikle de A grubu hastaneleri. Biz Ankara’ya girerken 2 hastane satın aldık. Bunlar, güç mali koşulları nedeniyle ticari faaliyetlerini durdurmak zorunda kalmış, kapatılmak üzere olan hastanelerdi. Kapatılmak üzereyken kurtarılmak üzere alınmış hastanelerdi, yani. Bunlar için çok ciddi yatırımlar yaptık. Maddi-manevi, ciddi bir çaba var ortada. Malumunuz, batmak üzere olan kurumlarda çalışan personelin ve borçlu olunan ticari müesseselerin mağduriyet durumu da göz önünde bulundurulmalıdır. Bunları toparlamak, dışarıya karşı Holdingimizin itibarını korumak ciddi bir çalışma programı ve özveri gerektiriyor. Günlerimiz, geçmişe dayalı yaşanmış olumsuzlukları onarmakla geçiyor. Bu arada, bir de Bakanlığın 15 Şubat’ta, SGK’nın 1 Eylül’de çıkartmış olduğu kararlarla mücadele ediyoruz. Gözüken şu ki; önümüzdeki 6 aylık dönem içerisinde ticari faaliyetlerini sonlandıracak olanlar sonlandıracak, yani batanlar batacak. Bu güç koşullarda ayakta kalabilenler de güçlü, büyük gruplar olacak. O büyük grupların içinde, hatta bildiğimiz çok büyük grupların içinde bile kaybedenler olacak; ondan sonra da sağlığın önü açılacak.
Yapılan yatırımların mali boyutu nedir ve önümüzdeki dönemde ulaşmayı planladığınız hedefler nelerdir?
Çağ Hastanesi ve Holdingimizin Ankara’daki diğer iki sağlık kuruluşuna toplam 25 trilyonu bulan bir yatırım yaptık. 2009 ile ilgili şunu söyleyebilirim; bu belirsizlik ortamında, bu fırtınalı ortamda şu anda limana çekilmiş durumda, sessiz ve sakin, gemiyi denizde tutmaya çalışıyoruz. 2009’da çok daha büyük açılımlar yapıp daha büyük yatırımlarla ortaya çıkacak bir holding patronumuz, başkanımız, idari kadromuz, hekimlerimiz, cesaretimiz ve ciddi planlarımız var.
|